Yine başladı…
Harika kısa filmler, anlamlı konuşmalar içeren videolar…
Her yıl olduğu gibi yine aynı terane…
Ray Sigorta hazırlamış meselâ, içime işledi oturdum ağladım…
Biraz önce Şişecam’ın kısa filmini izledim. İlkokul çocukları Cumhuriyetin kazanımlarını duvarlara sığdıramıyorlardı, ağladım, kahroldum…
Bunda belki hazırlanan yapıtların vuruculuğu, ATA’nın kaybını hâlâ kabullenememiş olmam etkin olmuştur ama asıl neden bu değildi onu fark ettim.
İhanet…Hem de en tumturaklısı…İşte ona olan isyanımdı beni üzen, ağlatan…
Biz en iyi neyi beceriyoruz biliyor musunuz?
Anmayı, ağıt yakmayı, arkasından ağlamayı, dövünmeyi…
O’na ihanetin dibine vurduk ama hâlâ utanıp sıkılmadan methiyeler düzüp, melânkolik filmlerle sözde onu ‘anıyoruz'(!)
Cumhuriyetin hangi kazanımına sahip çıktık ki, şimdi Cumhuriyetimizle övünüyoruz? Ortada Cumhuriyet mi kaldı. Büyük usta Bekir Coşkun’un tabiriyle bir tek ortasındaki “hu” ile yıllardır idare ediyoruz ama sanki hiçbir şey olmamış gibi ATA’ya minnetlerimizi sunmaktan da geri kalmıyoruz, dalga geçer gibi…
Biliyor musunuz, bu ikiyüzlülüğe, bu sahtekârlığa ben artık tahammül edemiyorum.
ATA’nın suratına bakacak yüz kalmadı ki…
O’nu anmak, O’nu hatırlamak sadece ‘Hangimiz daha acıklı, daha etkili video çekeceğiz’ yarışmasına döndürülmüş 10 Kasım’larda ‘İzindeyiz ATAM’ yalanını sürekli tekrarlamakla olmuyor…
10 Kasım’dan 10 Kasım’a cafcaflı cümleler kurup, sonra altı oyulan ülkeyi seyretmeye devam etmekle olmuyor…
O nedenle ben O’nun emanetini koruyamamanın ezikliği ve utancı ile O’nun yüzüne bile bakamayacak halde, sadece bir köşede sessizce başımı önüme eğip O’ndan özür dileyebiliyorum o kadar…
Uğur GÖRGÜLÜ
10 Kasım 2025 – Khashuri (Gürcistan)






insanoğlunun menfaat doyumsuzluğu reklamlara bürünmüş.
Atamın benliğinde yatmaz yüceltilmesi dahi
Şu dönemi görse utanıp canı sıkılırdı, siyaseti geçtim.
Toplumun eğitimsiz, kültürsüz kimliğini yaratmak için yıllarca uğraşılmış,
İçinden çıkılamaz bir labirentte sıkışmış durumdayız
Artık elimizden ancak hayal kurmaktan başka bir şey geleceğini sanmıyorum…
Utanmak bile yetersiz