Özet
Betonarme yapıların deprem güvenliği, kolon–kiriş–döşeme birleşim bölgelerinin monolitik davranışına doğrudan bağlıdır. Günümüzde yaygınlaşan, ancak hatalı bir uygulama olan, alt kat döşeme betonunun dökülmesini takiben üst kat kolonlarının kalıplarının çakılarak çok sonra betonlarının dökülmesi, bu kritik bölgelerde soğuk derz oluşumuna neden olmaktadır. Bu çalışmada, kolon–döşeme birleşimlerinde oluşan soğuk derzlerin yapısal davranışa ve deprem performansına etkileri incelenmiş, mevcut uygulamanın sakıncaları ortaya konmuş ve mühendislik temelli çözüm önerileri sunulmuştur.

Giriş

Betonarme taşıyıcı sistemler, beton ve donatının birlikte çalışarak yükleri güvenli bir şekilde taşıması prensibine dayanır. Bu birlikte çalışmanın en kritik olduğu bölgeler, kolon–kiriş–döşeme birleşimleridir. Bu bölgelerde süreklilik ve ankastre davranışın sağlanması, yapının özellikle deprem etkileri altındaki performansı açısından hayati öneme sahiptir.
1980’li ve 1990’lı yıllarda yaygın olan uygulamada, bir katın kolon, kiriş ve döşemeleri genellikle tek seferde betonlanmakta idi. Sonraki yıllarda ise şantiye organizasyonu, hız ve kalıp ekonomisi gibi nedenlerle kolon ve döşeme betonlarının farklı zamanlarda dökülmesi yaygınlaşmıştır. Bu değişim, betonarme sistemin en kritik bölgelerinde soğuk derz oluşumunu beraberinde getirmiştir. Bu durum, tamamı deprem bölgesinde yer alan ülkemizde bina güvenliği için risk teşkil etmektedir. Hele bir de yapım aşamasında yapı güvenliğini tehdit eden diğer hatalar da göz önüne alındığında söz konusu risk faktörü tehlikeli boyutlara taşınmaktadır.

Soğuk Derz Kavramı ve Oluşumu

Soğuk derz, daha önce prizini almış beton ile sonradan dökülen taze beton arasında yeterli aderansın oluşmadığı zayıf ara yüzeydir (ACI 224.3R).
Alt kat döşeme betonunun prizini aldıktan sonra, üst kat kolon betonunun ayrı bir aşamada dökülmesi sonucu, kolon–döşeme birleşiminde yatay bir soğuk derz düzlemi oluşmaktadır. Bu düzlem, betonun monolitik davranışını bozabilecek potansiyel bir zayıflık oluşturur.

Soğuk Derzlerin Yapısal Davranışa Etkisi

Soğuk derz bulunan birleşim bölgelerinde:
• Betonlar arası aderans azalır,
• Birleşimin eğilme ve kesme rijitliği düşer,
• Teorik olarak kabul edilen tam ankastre davranış bozulur.
Monolitik birleşimde moment–dönme ilişkisi daha rijit ve süreklidir. Soğuk derzli birleşimde ise rijitlik azalmakta, aynı dönme için taşınabilen moment düşmektedir. Bu durum birleşimin yarı mafsallı davranışa yaklaşmasına neden olur.

Deprem Performansı Açısından Değerlendirme

Deprem sırasında kolon–döşeme birleşimleri büyük kesme kuvvetlerine ve tersinir momentlere maruz kalır. Soğuk derz bulunan birleşimlerde çatlaklar genellikle bu zayıf düzlem boyunca yoğunlaşır.
Deprem yükleri altında çatlakların, rastgele değil, soğuk derz düzlemi boyunca yoğunlaştığı görülmektedir. Bu durum enerji yutma kapasitesinin azalmasına ve ani dayanım kayıplarına yol açabilir.
Özellikle üst katlardan gelen büyük kütlenin etkisiyle, alt kat kolonlarında erken mafsallaşma riski artmaktadır.

Mevcut Uygulamanın Nedenleri

Kolon ve döşeme betonlarının farklı aşamalarda dökülmesi;
• Kalıp sistemlerinin ekonomik kullanımı,
• Beton döküm hızının artırılması,
• İşgücü planlaması
• İmalat kolaylığı sağlaması
gibi pratik nedenlere dayanmaktadır. Ancak bu pratik gerekçeler bina yapım hızını artırırken, birleşim bölgelerinin deprem güvenliği açısından zayıflamasına neden olmakta bu da düğüm noktalarının süneklik ve rijitlik açısından taşıdığı kritik rolü tehlikeye atmaktadır.

Çözüm Önerileri

Kat Bazında Monolitik Beton Dökümü: En ideal çözüm, bina kaç katlı olursa olsun, tüm binanın betonunun gerekli önlemleri alarak tek seferde dökülmesidir ki, bu tahmin edeceğiniz gibi neredeyse imkânsızdır. O nedenle soğuk derz oluşumunu minimumda tutabilecek en güvenli çözüm, kolon ve döşeme betonlarının kat bazında tek seferde dökülmesidir. Bu yaklaşım, birleşim bölgelerinde tam ankastreliği ve sürekliliği sağlar. Ancak beton dökümü sırasında özellikle sık donatı alanını haiz düğüm noktalarında betonun giremediği boşluk kalmaması için çok iyi bir vibrasyon ve kontrol mekanizması oluşturulmalıdır.

Zorunlu Durumlarda Ayrıntılandırma: Soğuk derzin kaçınılmaz olduğu durumlarda, birleşim bölgesinde yüzey pürüzlendirme, SSD (Saturated Surface Dry) şartının sağlanması ve etriye sıklaştırılması ile hasar sınırlandırılmaya çalışılabilir. Ancak bu önlemler, monolitik dökümün sağladığı davranışın tam karşılığı değildir.

Sonuç

Kolon–döşeme birleşimlerinde oluşan soğuk derzler, betonarme yapıların deprem performansını olumsuz etkileyebilecek potansiyel zayıflıklar yaratmaktadır. Kat bazında monolitik beton dökümü, mühendislik açısından en güvenli yaklaşım olmaya devam etmektedir. Pratik zorunluluklar nedeniyle bu mümkün olmadığında ise, soğuk derzlerin bilinçli şekilde planlanması ve birleşim bölgelerinin özel olarak detaylandırılması hayati önem taşımaktadır.

Kaynakça
• ACI 224.3R – Joints in Concrete Construction
• ACI 318 – Building Code Requirements for Structural Concrete
• Paulay, T., Priestley, M.J.N. – Seismic Design of Reinforced Concrete Buildings
• TBDY 2018 – Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği

 

Hazırlayan Uğur GÖRGÜLÜ

08 Ocak 2026 – Khashuri – Gürcistan