Ben daha önce “Butlan” diye bir kelime hiç duymamıştım. İnternette bu sözcükle ilgili bir araştırma yaparken çok ilginç sonuçlara ulaştım.

Butlan ne demek diye bakınırken, sözcüğün anlamına tam olarak vakıf olabilmek için başka bir sözcüğe bakmak gerektiğini gördüm:

Bâtıl

Arapçadan dilimize geçmiş bir kelime ‘Bâtıl’. Anlamı; Gerçeğe dayanmayan, geçersiz, hükümsüz ve temelsiz demek. Bugün bu sözcüğe ‘Bâtıl inanç’ deyiminde rastlıyoruz. Akla, mantığa, bilime ve dine uymayan, gerçeklik temeli bulunmayan kulaktan dolma boş inançlar bütününü tanımlamak için bu deyimi kullanıyoruz.

Bir de İsrâ Suresi 81. Ayetten hareketle ‘Hak geldi bâtıl zâil oldu’ deyimi var tabi…

Yani gerçek olan, doğru olan geldiği zaman, asılsız, temelsiz ve sahte olan yok olur gider demek…

İlginç olan şu, ‘İptal’ kelimesi de aynı kökenden geliyor. Bâtıl ile İptal kelimeleri ilk bakışta birbirlerine uzak gibi görünse de köken bakımından akraba sayılıyor. Çünkü her ikisinin de temelinde geçersiz kılma hükümsüz bırakma fikri var.

Butlan da aynı aileye mensup bir hukuk terimi. İptal edilmiş bir şey bir süreliğine geçerli olmuş olabilir, ama butlanda mesele farklı. Hukuken baştan itibaren geçersizlik söz konusu. Yani başka bir deyişle, ‘Butlan’ ile sakat olan bir hukuki işlem veya evlilik adeta hiç yapılmamış (ölü doğmuş) kabul edilir.

Elindeki devlet gücüyle CHP’nin 38. Olağan Kongresini ‘Ölü Doğmuş’ olarak addeden bir yapı var karşımızda ve bu yapı, yargı erkini sonuna kadar kullanarak Türkiye’de kimi isterse içeri atacak, siyaseten yok edebilecek bir güce sahip.

Bu saf kötülüğün karşısında yapılabilecek tek şey, tüm muhalefetin tek bir platformda birleşmesi ve tek bir güç oluşturmasıdır. Bu artık isteğe bağlı, keyfekeder bir olay olmanın çok ötesinde bir mecburiyet hâlini almıştır. Çünkü bu yapılan hukuksuzluk, sadece CHP’nin sorunu değildir. Azıcık palazlanan ve iktidar nezdinde tehlike oluşturması muhtemel her kişi, parti, dernek, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve meslek odası benzer bir tehlike ile yüz yüzedir.

O nedenle tüm kanaat önderleri, parti başkanları, muhalif dernekler, odalar, barolar bu karara direnmelidir. En azından taraflarını belli etmelidirler. Türk Halkı da artık elle tutulur hâle gelmiş tehlikeyi sezmeli, görmeli ve iktidarın militarize güçlerine her platformda karşı koymalıdır. Bu, ülkemizin bekası için zorunlu bir harekettir ve Anayasamızın biz Türk vatandaşlarına tanıdığı bir haktır.

Butlan gücünü ele geçiren Bâtıl’ı zâil etmek yine bu halkın elindedir.

Uğur GÖRGÜLÜ
25 Mayıs 2026 – Khashuri (Gürcistan)

Önceki İçerikAYNOROZ: KADINLARA YASAK OLAN DİNÎ BÖLGE
ugur
1959 yılında İzmir’de doğan, adını ailesine getirdiği bereketten, çalışma azmini ise Yemen’den Çanakkale’ye cephe cephe koşan dedelerinden alan bir Cumhuriyet çocuğu... 1982 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun olan Görgülü, meslek hayatı boyunca Türkiye’den dünyanın dört bir yanına uzanan projelerde teknik çözümler inşa etti. Mühendis Güncesi’nde, sadece betonarme yapıların dünyasını değil; Balkan Harbi’nden Kafkas cephelerine uzanan onurlu bir aile geçmişinin hatıralarını ve mesleki tecrübelerini paylaşıyor. Hayatı bir mühendisin analitik gözüyle analiz ederken, kalemiyle geçmişin o kanaatkâr ve vakur insanlarının mirasına bir köprü kuruyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz