untitled-4
eylülde
gelme nolur.
ağaçlar
yapraklarını dökmesin.
kuşlar
bir bir göçüp gitmesin.
umutlar
günden güne yorulur,
benim yüreğim yanar,
dünyam kor olur

eylülde gelme nolur.
gene de sen bilirsin.
usumda seksenlerin
yaraları silinsin.
kapım çalmasın
hava karardığında.
bilinmez nereye gittiğim,
neler çektiğim.
bir kuşluk vakti sekerek
gelene kadar.

eylülde gelme nolur.
şecerenden
sual olmaz sorulur.
ilmek ilmek sehpalar
seher vaktinde kurulur.
saçların
rüzgara sürünmesin,
silinmesin kokusu ellerinin.
her yanım
sicim misali,
akan yağmur
ıslaklığında,
seni bekliyor
gözlerim hala,
yarı tok yattığım
gecelerimle….

eylülde gelme nolur.
açar kasımpatlar
var yok dinlemez.
bilirim rüzgardan diyeceksin,
gözlerinden süzülen yaşlar.
yürekler kin tutmaz
karanlık gecelerde,
yaprak dökümü başlar.
ardındaki diz boyu kırılmalar
yıllarca sızısı çıkmaz…

eylülde gelme nolur.
yıldızlar hep omuzlara kurulur.
ah! o tanklar,
büyüme çağında,
paletlerinde ezildi başaklar.
boğazda
Şirket-i hayriye vapurları,
sessizce seyrediyor
gözleri kapalı,
gün görmüş bilgiç edasıyla,
önceden seziyor
olacakları.

eylülde gelme nolur
yürekler sorgularda,
yürekler azgın sularda…
mutlucan
serhat türküleri söylüyor
radyoda.
bense kahvaltı yapıyorum.
bir elimde kitabım
cemal süreyya duvarda
bana bakıyor.
tok bir ses,
başlıyor
konuşmaya sonra.
konsey diyor.
gazeteler
bol ölümlü haberlerini
indirirken küçük puntolara.
üniversitelerin çoğu
kapalı hala.
ikinci bir emre kadar
sokağa,
çıkma yasağı derken,
bilim koz kullanıyor,
uvertür kokusu yayılırken
etrafa…

eylülde gelme nolur.
hele bir erguvanlar açıversin,
yıldızlar gökyüzünde oynaşsın.
seni beklemekten kalbim yorulsun.
ama sen
gene de
eylülde
gelme….

uygur aydemir
23.12.2010 Samsun

Önceki İçerikKEMAL KILIÇDAROĞLU NEREYE KOŞUYOR?
Sonraki İçerikTARİH Mİ DEDİNİZ?
ugur
1959 yılında İzmir’de doğan, adını ailesine getirdiği bereketten, çalışma azmini ise Yemen’den Çanakkale’ye cephe cephe koşan dedelerinden alan bir Cumhuriyet çocuğu... 1982 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun olan Görgülü, meslek hayatı boyunca Türkiye’den dünyanın dört bir yanına uzanan projelerde teknik çözümler inşa etti. Mühendis Güncesi’nde, sadece betonarme yapıların dünyasını değil; Balkan Harbi’nden Kafkas cephelerine uzanan onurlu bir aile geçmişinin hatıralarını ve mesleki tecrübelerini paylaşıyor. Hayatı bir mühendisin analitik gözüyle analiz ederken, kalemiyle geçmişin o kanaatkâr ve vakur insanlarının mirasına bir köprü kuruyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz